
Fon tasfiye kanunu TBMM Başkanlığı'na sunuldu! Suistimal yapan kanundan faydalanamaz!
AK Parti milletvekilleri tarafından Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında hazırlanan "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi" tamamlanarak TBMM Başkanlığına sunuldu. Toplam 9 maddeden oluşan teklif, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tasfiyesi henüz tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin temel amacının yatırımcıların haklarını korumak, fonlardan hukuka aykırı şekilde çıkarılan varlıkları geri kazanmak ve tasfiye sürecini adil, şeffaf ve etkin biçimde yürütmek olduğunu belirtti.
Türkiye'nin finansal sisteminin güçlü olduğunu ifade eden Güler, tasfiyesine karar verilen fonların toplam büyüklüğünün hanehalkı yatırımlarının yaklaşık yüzde 2'sine karşılık geldiğini söyledi. Yaşanan sorunların sermaye piyasasının sınırlı bir bölümünde ortaya çıktığını savunan Güler, buna rağmen gerekli hukuki ve idari adımların kararlılıkla atılacağını vurguladı.
Güler, "Finansal sistemimizin direnci üst seviyede. Tasfiyedeki fonların toplam büyüklüğü, hanehalkı yatırımlarının yüzde 2'sine tekabül etmektedir. Sorun, fon piyasasının dar bir alanında gerçekleşmiştir. Bu, yaşananları görmezden geleceğimiz anlamına gelmemektedir. Tam tersine, konunun üzerine gideceğiz" ifadelerini kullandı.
Kanun teklifinin en dikkat çeken düzenlemelerinden biri, yatırımcılara yapılması öngörülen ara ödemeler oldu. Teklife göre net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin altında bulunan yatırımcılara bu tutarı aşmamak üzere, net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek.
Ancak ödemeler, ilgili fonun tasfiye mal varlığında oluşan dağıtılabilir nakitle sınırlı olacak. Mevcut nakdin bütün yatırımcıların ara ödeme tutarlarını karşılamaya yetmemesi halinde para, yatırımcıların hak sahipliği tutarlarıyla orantılı şekilde dağıtılacak. Böylece 1 milyon TL'lik sınır, her yatırımcıya koşulsuz ve tek seferde ödeme yapılacağı anlamına gelmeyecek.
Tasfiye sürecinde yatırımcıların net yatırım tutarlarının hesaplanmasında enflasyon etkisi de dikkate alınacak. Teklifte, yatırımcıların fonlara yatırdıkları ve fonlardan çektikleri tutarların, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalaması esas alınarak güncellenmesi öngörülüyor. Bununla birlikte ara ödeme hesaplamasında söz konusu enflasyon endekslemesi uygulanmayacak.
Abdullah Güler, tasfiye işlemlerinde kesinlikle kamu kaynağı kullanılmayacağını belirterek, "9 maddeden oluşan kanun teklifimizde asla ve hiçbir şekilde kamu kaynağı ve Hazine desteği kullanılmayacaktır. Bunu açıkça belirtiriz" dedi.
Tasfiye için kullanılacak kaynakların fonların mevcut menkul ve gayrimenkul varlıkları ile hukuka aykırı işlemler sonucunda çıkarıldığı belirlenen değerlerin geri kazanılmasından sağlanması hedefleniyor.
Teklif kapsamında tasfiye sürecinin SPK'nın gözetim ve denetiminde yürütülmesi, yatırımcıların hak sahipliklerinin ise Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank ve ilgili finans kuruluşlarının kayıtlarının karşılaştırılmasıyla belirlenmesi planlanıyor.
Düzenlemede, sermaye piyasası mevzuatında belirtilen fiilleri işlediği veya bu fiillere iştirak ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara, ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmaması da öngörülüyor.
Bu konuda açıklamalarda bulunan Abdullah Güler, "Suç işleyenin bu kanunun kolaylıklarından yararlanması mümkün değildir" diyerek suistimallerin önüne geçileceğini belirtti.
Kanun teklifinde fonların uğradığı zararların sorumlularından tahsil edilmesine yönelik hükümler de yer alıyor. Buna göre fonun zararından, kaybından veya eksik tasfiye bakiyesinden öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak.
Söz konusu tutarların portföy yönetim şirketinden tahsil edilememesi durumunda ise zararda sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilere başvurulabilecek. Yöneticilerin görevlerinden ayrılmış olması, görev yaptıkları dönemdeki işlemlerden doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.
Fonlarla bağlantılı soruşturmalar kapsamında el konulan mal varlıklarına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyım olarak atanabilmesine de imkan tanınması öngörülüyor. Teklifte belirtilen şartlar kapsamında TMSF, yargılama sonucunu beklemeden söz konusu varlıkları satabilecek veya tasfiye edebilecek.
Bu işlemlerden elde edilen gelirler, her fon için ayrı oluşturulacak geri kazanım hesaplarında tutulacak. Hesaplardaki paralar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve hak sahibi yatırımcılara yapılacak ödemeler için kullanılabilecek.
Ayrıca gerçeğe aykırı değerler üzerinden fonlardan çıkış yaparak olağan dışı kazanç elde eden kişilerin, belirlenen emsal getiriyi aşan tutarları isteğe bağlı olarak iade edebilmesine yönelik hükümler de teklifte bulunuyor.
Fon soruşturmasındaki gelişmelere de değinen Abdullah Güler, yürütülen çalışmalar kapsamında bugüne kadar 6,4 milyar TL ödeme gerçekleştirildiğini açıkladı. Güler, ödemelerin önümüzdeki hafta da aşamalı olarak devam etmesinin beklendiğini, kalan dört şirkete ilişkin işlemlerin tamamlanmasıyla 350 bin yatırımcının yatırdığı parayı geri almasının öngörüldüğünü söyledi.
Diğer yatırımcılara yapılacak ödemelerin ise fonların büyüklükleri ve tasfiye kapsamında elde edilen kaynaklara göre gerçekleştirileceğini belirten Güler, her fon için ayrı hesaplama ve ödeme süreci işletileceğini ifade etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında 9 Ekim itibarıyla 85 kişinin tutuklu bulunduğu belirtilirken, bazı şüphelilerin mal varlıklarına da tedbir uygulandığı bildirildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise haksız kazançların iadesine yönelik oluşturulan hesaplara 5 kişinin gönüllü ödeme yaptığını açıklamıştı.
Abdullah Güler, soruşturma ve tasfiye sürecinde sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını vurgulayarak, "Kim ne yaptıysa asla yanına kalmayacaktır. Kardeşimiz de olsa arkadaşımız da olsa bundan mahcubiyet duyar, üzülür ve kırılırız. Ancak yine de gereğini yaparız" ifadelerini kullandı.
Fon yatırımcılarının isimlerinin kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmayacağına ilişkin soruları da yanıtlayan Güler, kişisel ve finansal bilgilerin hukuki koruma altında olduğunu belirtti. Merkezi Kayıt Kuruluşunun yatırımcı kayıtlarını açıklayamayacağını ifade eden Güler, öncelikle yatırım tutarlarının ve mevzuata aykırı işlemlerin belirlenmesi gerektiğini söyledi.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, 9 maddelik kanun teklifinin önümüzdeki hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesinin, ardından Genel Kurul gündemine gelmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Teklifin yasalaşması halinde, kapsam dahilindeki fonların tasfiyesi, yatırımcılara ara ve nihai ödemelerin yapılması, hukuka aykırı şekilde çıkarılan varlıkların geri kazanılması ve sorumlulardan tahsilat yapılması için özel bir hukuki çerçeve oluşturulacak.
Düzenleme henüz kanunlaşmadığı için öngörülen yeni ödeme ve tasfiye hükümlerinin uygulanabilmesi, TBMM'deki yasama sürecinin tamamlanmasına bağlı olacak.
Abdullah Güler, Fon Tasfiyesi, 1 Milyon TL Ödeme, TBMM Kanun Teklifi
Büyük Sivas Haber – Sivas Haberler





