hava
DOLAR %
EURO %
GRAM ALTIN %
ÇEYREK A. %
BITCOIN %
SON DAKİKA





Google News

Köşe Yazarımız Tacettin Kepenek Yazdı “Korkunun Esareti”

Son Güncelleme :

11 Ekim 2022 - 10:22

Köşe Yazarımız Tacettin Kepenek Yazdı “Korkunun Esareti”

Cumhur ittifakı, önce ki seçimlerde “BEKA” söylemini kullanarak ve siyaseten toplumun bilinçaltına dokunarak, korkutma yolunu tercih etmişti. Bu seçimlerde ise durum bir hayli farklı…

Köşe Yazarımız Tacettin Kepenek Yazdı “Korkunun Esareti”

Ak parti ve cumhur ittifakı, önümüzde ki seçimleri kaybedecekleri hissine kapılmış olacaklar ki, bu defa kendi bilinçaltlarında, kendileri de korkuya kapılmış görünüyor… Ancak, önemli olan cumhur ittifakının kendi istikballeri için korkuyor olmaları değil. Önemli olan, seçime kadar geçecek süreçte, ülkenin geleceğini ipotek altına alacak eylemlere girişilmemesi ve korkunun esareti altında kalınmamasıdır…

Uzun yıllardan sonra ilk defa, bu seçim öncesinde, ağır bir seçim ekonomisi ve hassas bir seçim psikolojisi uygulanacak gibi… Millete, adeta umut aşılanmaya çalışılıyor. Herkes bilir ki “umut fakirin ekmeğidir.” Millet ekmeğe muhtaç olduysa ve ekmek parası kazanamıyorsa, bari umut verelim, deniliyor herhalde…

Son birkaç ay içinde, bazı küçük icralık dosyalar kısmen takipten kaldırıldı, KYK öğrenci kredilerinin faizleri silindi, memurların ek göstergeleri artırıldı, devlet kadrolarına çok sayıda atama yapılıyor, hekimlerin ve bazı sağlık çalışanlarının maaşlarında yüksek artışlar yapıldı ve sosyal konut dağıtma projesi devreye sokuldu. Sırada EYT’de var… İktidar, seçim öncesinde artık her şeyi yapabilecek kıvamda…

Anlaşılıyor ki seçime kadar, yirmi yıldır yerine getirilmeyen toplumsal talepler ne pahasına olursa olsun karşılanacak ve halka umut dağıtılacak… Bunun yanı sıra, hayali dış güçlerimiz yine hayal ettirilecek, komşularla savaş potansiyelimiz canlı tutulacak…

HDP düşman olacak ama onun seçmenine dost görünme taktiği devam edecek. Ve tabii ki Bay Kemal’e ağza gelen her şey söylenecek… Filistin’e, Arakan’a, Myanmar’a ağlanacak ama Kudüs’e büyükelçilik açılacak… Belki de, yine kubbeler miğfer, minareler süngümüz olacak…

Biliyorsunuz, yakın dönem siyasi tarihimizde, Süleyman Demirel ve Tansu Çiller’in, iki anahtar göstererek seçim kazanmaları tarihi bir vakadır… Mevcut iktidar, şimdilik sadece sosyal konut dağıtımını gündeme getiriyor ama bu yetmez. Araba da lazım… Özellikle yerli ve milli arabamızın hayali de pazarlanmalı… Belki de bütün esnafın, tüccarın, vatandaşın vergilerinin ve kredi borçlarının faizleri silinmeli…

Sonrasın da, vatandaşa sıfır faizli ve uzun vadeli kredi bile dağıtılabilir. Hatta af dahi çıkartılabilir… İktidar, ilan ettiği 250 bin sosyal konut projesi için devlet kasasından, iki yılda toplam 422 milyar lira çıkacağını açıkladı. Ancak bu konutlar %40 indirimle vatandaşa verileceği için toplam tutarın 170 milyar lirası, devlet hazinesinden yani bütün milletin ve yine çoğunluğu dar gelirlilerin cebinden çıkacak…

Peki, ülkenin mevcut finansal durumu bu büyüklükte ki bir projeyi, iki yılda gerçekleştirmeye uygun mu? Bırakın 250 bin konutu, ihalesi yapılmış ve devam eden işlerin hak edişleri bile zar zor ödeniyor… Yapılan bazı ihaleler başlamadan iptal ediliyor. Çünkü yüksek enflasyondan dolayı, müteahhitler inşaat maliyetlerini kestiremiyor. İhaleler, eğer adrese teslim ve pazarlık usulü değilse, kimse yüzüne bile bakmıyor…

Bütün bunlara rağmen, bu seçim vaadinin gerçekçi olmadığı bilindiği halde, hiçbir siyasetçi gerçekleri söyleyemiyor. Söyleseler de, siyaseten ters tepki ile karşılaşırlar… Çünkü toplum hoşuna gidecek şeyleri duymak ister. İnsanlar, umudu satın almak, hayal kurmak ister… Toplum bu halde olunca, iktidar da doğal olanı (!) yapıyor ve umudu pazarlıyor…

Sosyal devlet ilkesi gereğince, vatandaşını aç ve açıkta bırakmamak, elbette devletin asli görevi… Ancak bunları yapabilmek için akılcı, gerçekçi, üst düzey planlama ve başka formüllerin de uygulanması gerekir… Geçen yirmi yıldan sonra, seçime beş kala, seçimi kaybetme korkusuna kapılıp, algı yaratılarak bu işler yapılamaz… Bu güne kadar da, yapılabildiği vaki olmamıştır. Bu ülkenin, şu anki ekonomik kapasitesi, bir yılda en fazla 40-50 bin adet sosyal konut yapabilecek durumda…

Büyükşehirlerde, aylık geliri yoksulluk sınırının yani 21 bin liranın altında olan hiçbir aile, piyasa değeri 1.500.000.- TL- 2.000.000 TL arasında olabilecek bu konutların, asla gerçek sahipleri olamazlar. Ben, ne olacağını size söyleyeyim… Yapılacak bu sosyal konutlarda hak sahibi olanların çoğu, yeterli ödeme kabiliyetleri olmadığı için daha ortaya gelmemiş bu konutları, tek bir taksit dahi ödemeden, 300-400 bin lira komisyon karşılığında, kalan bütün borcu ile başka birilerine, sözleşme veya senetlerle devredecektir. Hiç kuşkunuz olmasın…

Bu proje büyükşehirlerde konut sorununu çözmez, sadece rant yaratır. Anlıyorum, seçimi kaybetme korkusu insani bir durum… Ancak iktidar olarak kaybetme korkusunun esareti altında, hesabı kitabı tamamen şaşırırsanız, ister yeniden kazanın, ister kaybedin bu ülkeye de, bu millete de yazık edersiniz…

Büyük Sivas Haber








YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Büyük Sivas WhatsApp Grubuna Dahil Ol
Büyük Sivas Telegram Grubuna Dahil Ol