SON DAKİKA

Büyük Sivas Haber | Sivas Haberleri | Haberler | Güncel Yerel Haberler
Ömer Emir Doğan

“Bugünlerin Ramazanı”

“Bugünlerin Ramazanı”
Bu haber 05 Haziran 2018 - 13:29 'de eklendi

Ömer Emin Doğan’ın “Bugünlerin Ramazanı” isimli köşe yazısı;

“Bugünlerin Ramazanı”

Tüm Müslüman kardeşlerimi, bir Ramazan daha gördükleri için tebrik ederim. Sahabeler, Ramazan ayına helalleşerek girerlermiş ki oruçları kabul olsun. Oruçlarımızın kabul olması duasıyla hakkınızı helal ediniz, diyerek başlayalım.

İnsanımızın oruçtan soğutulmaya çalışıldığı, millet ve millilik düşmanı bir kısım medyanın aksine, onca can sıkıcı badireye rağmen oruç ayının mutluluğunu hissederek girdik bu ayı. Zaten; mutluluk dediğin, orucun tekmilini birden tutarak önce Kadir Gecesine ve arefeye ardından Ramazan Bayramına ulaştıktan sonra, tüm akrabalarla birlikte, tıraşlı simaları tütün kolonyası kokan emmilerle bir köy camisinde Bayram Namazı kılmaktır. ‪‎Bayram dediğin de; halifenin cuma namazını İslâmbul´da kıldırıp, tüm Müslümanları tek sancak altında topladığı gün kutlanır. Öyle ya, sonumuz iki buçuk metre kare kabirde topraktan yatak, üzerimize 11 tane tahta da yorgan olup, ebedi istirahatgahımız bir cennet bahçesi ya da cehennem çukuru olmayacak mı sonunda… Tabi nasibimiz varsa.

Birde nasipsizlik var.     Neyse; sonra düşündüm ve dedim ki; “ Nasipsiz it, Kurban Bayramında Hristiyan mahallesinde gezermiş. Fakat bazı nasipsizler, Ramazan Bayramında da bizim muhitlerimizde gezmeyi alışkanlık haline getirdiler. Yine Oruç Ayı dışında bir gündem oluşturmak için gayret ettiler, ediyorlar.

Öncelikle, Ramazan ayıyla birlikte dijital fitne kazanı kaynatılmaya çalışılıyor hep. Bir travestinin bir dönme sanatçının, bir gâvur ünlünün bir saatte, Müslüman bir ülkede aldıkları konser ücretleri bu kadar konuşulmazken, bazı hocaların Ramazan Ayı gelirleri mevzu edilerek tartışmalar başlatılıyor, ardından şatafatlı iftar sofraları üzerinden yine oruç ve Müslümanlar eleştiriliyor…

Yine bu Mübarek Ramazan ayında; Müslümanlara, eski komşuları Ermeniler kadar saygı göstermeyen sözüm ona “yerliler” var. “Ben oruç tutmuyorum, oruç tutanlar bana saygı göstermeli anlayışı´na sahip olanlar siz nerenin yerlisisiniz… Hatta bu durum oruç tutanlara “mahalle baskısı” olarak da değerlendirilebilir. Şehrimizdeki bir sokağın, hedonist ergen taife tarafından “kafeler sokağı” olarak adlandırılması, kızlı erkekli bin civarındaki biyolojik gencin sokağa sarkarak sadece fosur fosur nargile, sigara ve bilumum içecek tüketmeleri, oruç tutanlara “mahalle baskısı” oluşturmuyor da değil. Asıl endişem ise, “kafeler sokağı´nın bir kaç yıl içinde barlar sokağına dönüşmesi… Ne hale geldiğimize bakar mısınız? “Bundan 100 yıl önce, boğazımızı sıkıp canımızı çıkarmak için boğazlarımıza dayanan İngilizler başta olmak üzere, itilaf devletleri temsilcilerine, Anadolu insanları olarak, biz de 100 yıl sonra İslam´ın temel ibadetlerinden olan oruca bile saygı göstermeyeceğiz” deseydik, bizimle savaşmaz, dönüp giderlerdi…

Caminin içinde teravih kılanımızın kendinden haberi yok ki, caminin dışındakilere ben ne deyim? Kardeşim teravih namazındasın ama setri avretten bihabersin, bu nedir yahu…

Yine bu ay içerisinde şehirlerimizin en işlek caddelerinde sanki Ramazan podyumları açılıyor. Özellikle gençlerimiz, teravih kılmak yerine bu podyumda arz-ı endam etmeyi tercih ediyorlar.

Bu mübarek ay süresince yine Dünya´nın dört bir yanında Türk, Kürt, Arap v.s olduğuna bakılmaksızın Müslüman kanı oluk oluk akıtılmaya devam ediliyor. Haydut İsrail yine Filistinli kardeşlerimizi katlederken ve Dünya´nın her yerinde oluk oluk Müslüman kanı akıtılırken, üstüne bir de Müslümanlar terörist ilan ediliyor.

Bu mübarek ayda, bazı tabirlerle bu ayın kutsiyeti örseleniyor. “Ramazan Eğlenceleri,” Orucu bozan haller esprileri ile ramazanı anlamından ve bağlamından ayrı gösterme çabalarına şahit oluyoruz. “Hocam, dayak yemek orucu    bozar   mı?. Fırça yedim, keffareti nedir? v.s.

Sadece yemek vakitlerini değiştirmiş olmak durumuna düşmemek için, zorunlu olmadıkça sokağa çıkmamayı bile düşünen insanlarımız var. Çünkü; bizim sokaklarımıza da artık tam anlamıyla ramazan gelmiyor…

Her şeye rağmen; mübarek ayın sonunda Kadir Gecesine ulaşmayı ve bu geceden istifade edebilmeyi dilerim. RABBIM, bir gecede 83 yılı birden ibadet ile geçirebilmeyi nasip etsin. HAK TEÂLA, 83 yıla tekabül eden bu gecedeki ibadetlerimizi kabul etsin. Üstad, Necip Fazıl Kısakürek;

Namaz camiden çıkınca,

Hac Mekke´den  dönünce,

Ramazan Oruç bitince başlar, demiş.

Ramazanımızı da ramazan olmaktan çıkarmak için alçakça saldırılar, katliamlar hep oldu ve de oluyor. Yani  “it itliğini”yapıyor. İt itliğini yapacak. Hain hainliğini, haham hahamlığını, kafir kafirliğini yapacak. Mesele bu değil. MÜSLÜMAN, Müslümanlığını yapabilecek mi?. Asıl mesele bu. Müslüman, Müslümanlığını yaptıktan sonra, kim ne yaparsa yapsın.

 Es-selam…

Bizim Sivas / Ömer Emin Doğan


POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA