hava
DOLAR %
EURO %
GRAM ALTIN %
ÇEYREK A. %
BITCOIN %
SON DAKİKA





Google News

Navruz, “Sivas Tarihinden Aldığı Şerefiyle ‘Evet’ Demeli

Son Güncelleme :

29 Mart 2017 - 7:35

Navruz, “Sivas Tarihinden Aldığı Şerefiyle ‘Evet’ Demeli

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı Özkan Turan Navruz, il teşkilatı olarak yapılan çalışmalara ve referandum sürecinde MHP’nin izlediği süreç hakkında gazetemiz bir takım açıklamalarda bulundu.

“DEVLET BEY SÜRECİ GÖRDÜ, EVET DEDİ”

İl Başkanı Navruz, ilk olarak MHP’nin referandumda neden “Evet” dediğine açıklık getirdi. Cumhurbaşkanı ve Başbakan çatışması yaşanmaması için aradan Başbakanın kaldırılacağını ve yeni gelen sistemle de önemli değişikliklerin olacağını MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gördüğünü söyleyen Navruz, şu ifadelere yer verdi:

“Neden evet derken bunun tarihsel bir alt yapısı var. Biz 1980 ihtilalına gitmeden önce yanlış hatırlamıyorsam Cumhurbaşkanlığı seçimlerini 115 tur yaptık ve seçemedik. Sonuçta bunu bahane gösteren Kenan Evren darbe yaptı. 82 anayasasını getirdi. 82 anayasasını Kenan Evren tam bir tek adam, sorumsuz adam modeli için Kenan Evren için yazılmış bir anayasaydı. Yani Cumhurbaşkanın çok büyük yetkileri var sorumluluğu yok. Dörtte üç meclisin çoğunluğu ile yüce divana gönderiliyor. Yüce divana gönderilirken de sadece vatana ihanet suçundan gönderilebiliyor. Şimdi bunu değiştirdiler. Cumhurbaşkanı ve Başbakan çatışmasını kaldırmak için aradan Başbakanı kaldırdılar. Bakanlar kurulunu toplama yetkisi var, bakanları atama yetkisi var, bakanları istifaya davet etme yetkisi var, meclisi fes yetkisi var. Yeni gelen sistemde meclisi fes etme yetkisi yok, karşılıklı seçime gitme yetkisi var. Böyle olunca da Devlet Bey bu süreci gördü.

Bu arada 2007 krizini yaşadık biz. 367 garabetini yaşadık. 367 garabetinden çıkmak için o dönemin iktidar partisi Cumhurbaşkanını halk oylamasıyla seçmek için karar aldı. Şimdi Cumhurbaşkanını halk tarafından seçiliyor. Mecliste halk tarafından seçiliyor. Sorumsuz bir Cumhurbaşkanı halkın desteğini almış yüzde 51’ini almış meclisten değil de halktan seçilmiş bir Cumhurbaşkanı sorumsuz geniş yetkili bir Cumhurbaşkanı altında bir Başbakan çatışma kaçınılmaz tabi. Bu çatışmayla kendi seçtiği Başbakan adayı Davutoğlu’nu olağanüstü kongreye götürerek Cumhurbaşkanı göstermiş oldu. Bu çatışma baba oğul arasında da olacak. Bu çatışma zararı kime veriyor? Devlete veriyor. Bu zararı ortadan kaldırmak içinde Sayın Devlet Bey getirin dedi anayasa paketini de görüşelim. Şimdi biz bir anayasa komisyonu sürecimiz var bizim kimse unutmasın. Şimdi bu anayasa komisyonu sürecinde de duyduğumuz cümleler vardı işte ya Türkiye Cumhuriyeti lafı diğer halkları rencide ediyor. Anadolu Cumhuriyeti olsun Türk Bayrağı lafı insanları rencide ediyor. Türk Bayrağı olmasın, bayrağımızı değiştirelim anadilde eğitim yapalım. Abdülhamit Han’dan da istiyorlar. Anadilde eğitim isteği sadece Türkiye Cumhuriyetinde 1980’lerden istenen bir şey değildi. Abdülhamit Han’dan da istiyorlar. Abdülhamit Han’da bunun karşılığında bir kanunname yayınlıyor. Diyor ki devlet dairelerinde devlet okullarında, mahkemelerde, okullarda kullanılacak tek dil Türkçedir. Bunun dışında hiçbir dil kullanılamaz diye kanunname yayınlıyor.

“GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İÇİN ‘EVET’ DEDİK”

İl Başkanı Navruz, “İstişare ettik. Katkıda bulunduk ve güçlü bir Türkiye için hızlı bir yürütme ve gerçekten temsil sağlayan bir meclis için bu referanduma ‘Evet’ dedik” diyerek şöyle devam etti:

“Sonuçta dönüyoruz 2007 krizinde 2011 yılındaki referandum sürecindeki taslak çalışmalarında ki duyduğumuz sözlere bakınca yani devletin birliği bayrağın birliği dilin birliği bunların tartışılmaya açılması bizim o süreçte dışarıda kalmamıza neden oldu. Sonrada yine biz devletimizi düşünerek iktidar partisine çağrıda bulunduk. Getirin dedik anayasa paketinizi. İstişare ettik. Katkıda bulunduk ve güçlü bir Türkiye için hızlı bir yürütme ve gerçekten temsil sağlayan bir meclis için bu referanduma evet dedik. Yani bu referandum süreci 18 maddedir ama önemli olan bu maddeleridir. Diğer maddeler o kadar fazla önemli değil. Mesela Anayasa mahkemesinin üye sayısı 17’den 15’ çekiliyor. Cumhurbaşkanın atadığı üye sayısı 14’ten 12’ye çekiliyor. Meclisin atadığı üye sayısı yine 3’te kalıyor. Orada da yine meclisin ağırlık olarak artışı var. Bizim sebebimiz budur.”

“SİVAS TARİHİNDEN ALDIĞI ŞEREFİYLE ‘EVET’ DEMELİ”

Sivaslı vatandaşların neden “Evet” vermesi gerektiği hususuna değinen İl Başkanı Navruz, “Sivas tarihinden aldığı güçle, tarihinden aldığı şerefiyle ‘Evet’ demeli” diyerek şunları kaydetti:

“Şimdi Sivas neden evet desin. Sivas tarihinden aldığı güçle, tarihinden aldığı şerefiyle evet demeli. Çünkü biz emperyalizmin boğazımızı sıkarken, bize servi dayatırken, yaptığımız burada ki 4 Eylül Kongresine yaptığımız ev sahipliği ile Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasına vesile olduk. En büyük şehirlerden en önemli kilit noktalardan biridir Sivas. Sivas her dönem Sivaslılar ve Sivas halkı olarak devletinin yanında. Devletinin güçlü olması için çaba sarf ettiler. Bunun için emek harcadılar. Bunun için Sivas halkı güçlü bir devlet yapısı için evet demeli.”

“18 YAŞ MADDE ELEŞTİRENLER UCUZ SİYASET YAPIYOR”

En fazla eleştirinin geldiği maddeler arasında 18 yaş uygulamasının olduğunu söyleyen MHP İl Başkanı Özkan Turan Navruz, bu eleştiriye karşılık “Şimdi seçilme yaşı 25’ten 18’e düşürüldü. Yani 7 yaş daha gençleştiriliyor. 18 yaşındaki bir genç ile 25 yaşındaki bir gencin düşünce tarzında hayat tarzında pek bir farklılık yok… Düşünün, Fatih Sultan Mehmet’e ne diyecektik, sen seçilme hakkına sahip değilsin, 18 yaşından küçüksün, 25’ine gel o zaman İstanbul’u fethedersin mi diyecektik” diyerek eleştirilere cevap getirdi.

İl Başkanı Navruz, sözlerini şöyle noktaladı:

“Anayasa maddesinde en fazla eleştirilen bir nokta var. Ondan bahsetmek istiyorum ben. Şimdi seçilme yaşı 25’ten 18’e düşürüldü. Yani 7 yaş daha gençleştiriliyor. Şimdi diyorlar ki 18 yaşındaki çocuk ne bilir. 18 yaşındaki bir genç ile 25 yaşındaki bir gencin düşünce tarzında hayat tarzında pek bir farklılık yok. Ama buda şu demek değildir. 18 yaşına düşürdük 18 yaşında milletvekili olacak. Şimdi 18 yaşında seçilme hakkı verirseniz bu hak aynı zamanda bir sorumluluktur. Gençler şu sorumlulukla büyür, şu sorumluluğu üstüne alabilir, ‘ben 18 yaşına geldiğimde devletin yönetimine katkı da bulunabilirim’… O zaman gençlerimiz bu sorumluluğu aileleri ve öğretmenleri biz büyükleri olarak daha iyi onlara aşılayabilirsek, gençlerimiz genç yaşta 16-17 yaşlarında 18 yaşında memleketin sorunlarını öğrenmeye, memlekettin sorunlarına çözüm üretmeye çalışırlar. Kaldı ki iki örnek vereceğim biri Fatih Sultan Mehmet 21 yaşında İstanbul’u fethetmiştir. Biri de Şah İsmail. Şah İsmail de bizdendir. Türk’tür, dini İslam’dır, konuştuğu dil Türkçedir. Karşı devletlerde bizim bugün yaşadığımız topraklarda hükümdarlık süren Yavuz Sultan Selimle çatışması olmuştur ama Türk’tür kardeştir. Şah İsmail 15 yaşında Akkoyunlular devletini yıkıyor. 20 yaşında da Yavuz Sultan Selim’in karşısına ordu çıkarıyor. Şimdi Şah İsmail’e ne diyecektik. Olmaz sen çocuksun orada bir dur, 25 yaşından küçüksün mü diyecektik. Veya Fatih Sultan Mehmet’e ne diyecektik, sen seçilme hakkına sahip değilsin, 18 yaşından küçüksün, 25’ine gel o zaman İstanbul’u fethedersin mi diyecektik. Yani bunlar ucuz siyaset noktaları. İşi temelinden ayırmaya çalışıyorlar. Şimdi gelecek sistemde güçlü bir yürütme ve herkesin temsil edildiği bir meclis olacak. Herkesin sesi o mecliste olacak. Şimdi herkes diyor ki mecliste iki parti kalacak. Bana göre iki parti kalmayacak hatta mecliste 7-8 parti olacak. Şimdi 4 partili bir meclis var. AK Partinin ilk geldiği dönemde yüzde 34 ile yüzde 60’ı temsil etti. CHP yüzde 22 yüzde 24 oy ile yani toplamda meclise giren 2002 de meclise giren partilerin oy oranı yüzde 55 idi. Geri kalan yüzde 45 ne olacak.”

Haber: Sercan Çetinel / Betül Karahan

Büyük Sivas Haber








YORUM ALANI

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Büyük Sivas WhatsApp Grubuna Dahil Ol
Büyük Sivas Telegram Grubuna Dahil Ol