
İşverenin İstifa Oyunu Mahkemeden Döndü! İşçiye 57 Bin TL Tazminat Kararı!
Bursa'da özel güvenlik sektöründe yaşanan işten çıkarma uyuşmazlığı, çalışanların imzaladıkları belgelerin hukuki geçerliliği açısından dikkat çeken bir mahkeme kararıyla sonuçlandı. Uzun yıllar özel güvenlik görevlisi olarak çalışan M.K., işveren tarafından işten çıkarılmasının ardından hakkını aramak için yargıya başvurdu.
İş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini belirten M.K., kendi isteğiyle işten ayrılmadığını, buna rağmen işveren tarafından işten çıkışının istifa anlamına gelen 03 koduyla gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
İş Mahkemesine başvuran işçi, işverenin gerçekleştirdiği feshin geçersiz sayılmasını ve görevine iade edilmesini talep etti. M.K. ayrıca işe başlatılmaması halinde tazminat ödenmesini ve çalıştırılmadığı süreye ilişkin en fazla 4 aylık ücretinin kendisine verilmesini istedi.
Dava sürecinde işveren ise işçinin kendi isteğiyle görevinden ayrıldığını savundu. İşçinin imzasını taşıyan bir istifa dilekçesi bulunduğunu ileri süren şirket, iş sözleşmesinin istifa nedeniyle sona erdiğini iddia etti.
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, işçinin taleplerini haklı bularak işveren tarafından gerçekleştirilen feshin geçersizliğine ve M.K.'nin işe iadesine karar verdi. İşverenin avukatı ise karara itiraz ederek dosyayı istinaf mahkemesine taşıdı.
Dosyayı değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, işverenin istifa dilekçesi olarak sunduğu belgeyi ayrıntılı şekilde inceledi. El yazısıyla hazırlanan ve işçinin imzasını taşıyan belgede herhangi bir tarih bulunmadığı tespit edildi.
Söz konusu belgede, “Çalışmış olduğunuz projenizden başka bir projede çalışmak için ayrılıyorum” ifadesinin yer aldığı görüldü.
Mahkeme, belgenin tarihsiz olması nedeniyle ne zaman düzenlendiğinin belirlenemediğine dikkat çekti. Ayrıca belgede yer alan ifadenin, işçinin işverenle olan çalışma ilişkisini tamamen sona erdirme isteğini açıkça ortaya koymadığı değerlendirildi.
Başka bir projede çalışmak amacıyla mevcut görev yerinden ayrılma talebinin doğrudan istifa olarak kabul edilemeyeceğini belirten mahkeme, belgenin işçinin gerçek istifa iradesini yansıtmadığına hükmetti.
Kararda, iş sözleşmesinin işçinin istifası nedeniyle sona erdiğini ispatlama yükümlülüğünün işverene ait olduğu vurgulandı. Ancak işverenin sunduğu tarihsiz belgenin bu durumu kanıtlamak için yeterli olmadığı sonucuna ulaşıldı.
Bölge Adliye Mahkemesi, işveren tarafından gerçekleştirilen feshin haklı veya geçerli bir nedene dayanmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin işe iade kararını yerinde buldu.
Karara göre M.K.'nin çalıştığı özel güvenlik hizmetleri şirketindeki görevine iadesine hükmedildi. İşçinin yasal süresi içerisinde başvurmasına rağmen işveren tarafından işe başlatılmaması halinde ödenecek işe başlatmama tazminatı ise çalışma süresi ve fesih nedeni dikkate alınarak 4 aylık brüt ücret karşılığı 57 bin 240 lira olarak belirlendi.
Mahkemenin kararıyla işverenin istifa savunması kabul edilmezken, işçinin işe iadesine ilişkin hüküm kesinleşti.
Karar, özellikle farklı bir şubede, projede veya görev yerinde çalışmak amacıyla belge imzalayan işçiler açısından önem taşıyor. İşçinin başka bir projeye geçmek için imzaladığı belgenin, iş sözleşmesini tamamen sona erdirme iradesini açıkça ortaya koymadığı sürece istifa olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığına dikkat çekiliyor.
Ayrıca işverenlerin, iş sözleşmesinin istifa nedeniyle sona erdiğini ileri sürmeleri halinde bu iddialarını somut ve geçerli delillerle ispatlamaları gerektiği bir kez daha ortaya konuldu.
İşe İade Davası, İşçi Hakları, İstifa Dilekçesi, Tazminat Kararı
Büyük Sivas Haber – Sivas Haberler





