SON DAKİKA

Büyük Sivas Haber, Haberler, Haberleri, SivasHaber, SıvasHaber, Sıvas, Son Dakika
Bülent Özçelik

“Bir İhalenin Anatomisi II”

“Bir İhalenin Anatomisi II”
Bu haber 02 Haziran 2018 - 17:45 'de eklendi

Bülent Özçelik’in “Bir İhalenin Anatomisi II” isimli köşe yazısı;

“Bir İhalenin Anatomisi II”

Firmanın, ihale konusu işe itirazını reddeden kurum, gerekçesinde teknik açıklamadan uzak, eksik bir açıklama yaparak,  itirazın reddedildiğini açıklamaktaydı.

Firmanın itirazı sonuç vermedi, ilgili firma haklı olarak, Kamu İhale Kurumu´na itiraz etti. Normalde ortalama 1-1.5 ay süren itiraz değerlendirmesi,  ne hikmetse 21 yada 22 günde, itiraz eden firmanın aleyhine sonuçlanarak, geri gönderildi.

Benim itirazım “İhale konusu işe bakan bilirkişinin uygun olmadığı” hakkındaydı. İnanın bilmiyorlardı. Ve her şey olması gerekenin o kadar üstünde ve hızlı ilerliyordu ki, kafamda soru işaretleri oluşmaya başladı.

Tabi bu arada,  yerel ve ulusal basına yansıyan rezaletler, kargaşa, kaos ise en üst seviyeye çıkmış, görüntüleri basına verdiği iddia edilen iki taşeron çalışanı işten atılmayla yüzyüze kalmış ve bu iki çalışanın işten atılması talebini yine ihalede etkin bir konumda bulunan ve her taşın altından çıkan ismin istediğini,  yine o kurumun üst düzey çalışanlarından birisi, “Bizzat kendisinin aranarak işi halletmesini istediğini, ancak kendisinin böyle bir yetkisi olmadığı ve asla buna müsaade etmeyeceğini  ifade ettiğini “bana söylemişti..

İtiraz mercileri konuyu mahkemeye taşıdı. Bütün mahkemeler benim iddiamı, dile getirdiğim konunun önemli olduğunu kararlarında, belirterek, itiraz eden firmayı  haklı buldular. Aynen dediğim gibi oldu.

Bilirkişi etkin ve yetkili değildi. Kişisel inancım, daha önceki şikayetlerinde,  vatan, millet, devlet sevgisi, yetimin hakkını gözetenleri, helal süt emenler olarak adlandırmam, bazılarını rahatsız etse de, onlar, bu yanlışlığa karşı çıkıyorlar, ancak diğerleri  bildiğini okuyordu. Yoksa; gözgöre göre,  neden böylesine önemli ve büyük bir eksikliği farkedemiyorlardı.?  (Mahkeme Kararı sonrası atanan tarafsız bilirkişi raporundan (çok önemli bir eksikliğin, ihale komisyonundan sadece bir üye tarafından karsı ov kullanılarak belirtildiği görülmektedir),   Bu iş  profesyonel bilirkişilerden oluşmalıydı. İddiam buydu.

En son mahkeme aşamasında  benim iddialarımı doğrulayan karar çıkarken, ilgili mahkeme kararına uymak zorunda olan ve tarafsız bilirkişi raporu isteyen karar sonrası çıkan KİK kararı,  oldukça manidar ve anlamlıdır. Çünkü ilk itirazı reddeden kurulun atadığı bilirkişi, şikayet edilen tarafın bizzat çalışanı olarak tespit edilmişti ve mahkeme buna da vurgu yapmıştı. “Bilirkişi tarafsız olmak zorundadır, davalının atadığı bilirkişi tarafsız olamaz” ve “zaten işin ehli de değildi” şeklinde.

Neyse ki; tarafsız bilirkişi raporunda ve mahkeme dosyasında  aynen şu ibareler kullanılıyordu. (Karar´dan birebir alıntıdır, noktası virgülü değişmemiş, yorum yapılmamıştır.

“Tarafıma iletilen dosya ile görüş istenen mobil uygulama ve web uygulamaları desteği kapsamlarındaki itirazları değerlendirmenin tek yolu ihale komisyonunun raporuna bakmaktır; bu şekilde yapılacak bir değerlendirme teknik değildir ve şeffaflık İlkesiyle uyuşmaz. Kaldı ki, İhale Komisyonu´nun ihaleyi alan firma için 2´nci aşamada yazdıkları değerlendirme raporunda, çok önemli bir eksikliğin, ihale komisyonundan sadece bir üye tarafından karsı ov kullanılarak belirtildiği görülmektedir. HBYS 2´inci aşama demonstrasyon raporunda karşı oy verilme nedeni olarak, firmanın, demonstrasyonda beklenenin aksine, tüm modüllere ait verileri sistemlerine aktarmadıkları, kısmi bir aktarım yaptıkları belirtilmektedir. HBYS projesi kapsamında, not düşülen bu husus kritik bir öneme sahiptir. Böyle bir durum belirtilmişken, ihale komisyon raporunda, “DEMO veri setinin kendi sistemlerine doğru ve eksiksiz şekilde aktarıldığı görülmüş olup; ifadesinin eklenmiş olması çelişkilidir. Zira, açıkça, bu işlemin eksik yapıldığına dair aynı dokümanda bir karşı görüş yer almaktadır. Bunun izah edilmesi gerekir.”

Hangi cümlenin altını çizelim bilmem ki?

Ben haklı çıkmıştım ama, ya kaybedilen, milletin,  tüyü bitmemiş yetimin parası ve zamanı. Onun bedelini kim nasıl ödeyecek, bekleyip göreceğiz.

Not: Bir sonraki yazımız da can alıcı sorularımız gelecek, hem de kayıtlarıyla, whatsapp görüntüleriyle, Şanlıurfa ve Sivas dosyalarıyla. Kurum idarecisinin kayıtlara giren ve kısa zamanda soruşturma açılması beklenen “Bütün Türkiye´de sistemi sabote ediyorlar” sözünün perde arkası. Mahkeme kararlarıyla. Ortakların yurtdışı bağlantılarıyla,  FETÖ soruşturmalarıyla. Firma çalışanının kendi deyimiyle,  bir hastane yöneticisine “Sizin kurum bu işi bize vermek için, elinden geleni yapıyor” demesi nasıl kayıtlara girmiş göreceğiz. Başka başka sorularla. Şartnameye uygun olmayan hak edişin ödenmesi için kimler araya girmiş, onay kimden çıkmış göreceğiz.

Sağlıcakla kalın

Sivas Postası / Bülent Özçelik


POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA