
Cinayete Tanık Oldum.. Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada dikkat çeken yeni bir gelişme yaşandı.
Gülistan Doku Soruşturmasında Çarpıcı İfade! Umut Altaş: “Cinayete Tanık Oldum”
Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’de olduğu belirlenen Umut Altaş’ın FBI tarafından alınan ifadesinde, Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü ileri sürdüğü ve Mustafa Türkay Sonel’i suçladığı belirtildi.
Türkiye’nin iade talebinde bulunduğu Altaş’ın ifadesinin, ABD makamlarıyla yürütülen adli yardımlaşma süreci kapsamında alındığı aktarıldı. Türk makamlarınca hazırlanan 109 sorunun yöneltildiği Altaş’ın iki gün boyunca sorgulandığı belirtildi.
FBI’ın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısında, sorguya ilişkin FD-302 soruşturma raporunun Türkiye’nin adli yardımlaşma talebine cevap olarak hazırlandığı ifade edildi. Dosyanın Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla ilgili adli makamlara ulaştırıldığı kaydedildi.
Altaş, FBI görevlilerine verdiği ifadede Mustafa Türkay Sonel’in kendisini kullandığını öne sürdü. Bunun nasıl gerçekleştiğinin sorulması üzerine Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu kendi üzerine atmak amacıyla hareket etmiş olabileceğini iddia etti.
FBI görevlilerinin, “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” sorusuna “Evet” cevabını veren Altaş, neden böyle düşündüğü sorulduğunda ise cinayeti gördüğünü ileri sürdü.
Altaş’ın anlatımına göre olay 5 Ocak 2020’de yaşandı. Gülistan Doku’nun bir BMW’ye bindiğini, Sonel’in sürücü koltuğunda, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Doku’nun ise arka koltukta bulunduğunu iddia eden Altaş, araç içerisinde tartışma çıktığını öne sürdü.
Altaş, tartışmanın ardından Sonel’in torpido gözünden çıkardığı tabancayla Gülistan Doku’yu vurduğunu iddia etti. FBI görevlilerinin Doku’nun hayatını kaybedip kaybetmediğine ilişkin sorusuna da “Evet” yanıtını verdiği belirtildi.
İfadesindeki iddialarını sürdüren Altaş, olayın ardından Gülistan Doku’nun cansız bedenini aracın bagajına taşımaya yardım ettiğini ileri sürdü. Altaş, başlangıçta bunu yapmak istemediğini ancak daha sonra cesedi birlikte bagaja taşıdıklarını öne sürdü.
Altaş ayrıca olay sonrasında Mustafa Türkay Sonel’in Şükrü Eroğlu isimli kişiyi aradığını ve ikilinin yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü iddia etti. Sonel’in kendisine susmasını söylediğini öne süren Altaş, “Bu mesele ortadan kalkmaz” demesi üzerine Sonel’in, “Babam bu işi halledecek” şeklinde konuştuğunu ileri sürdü.
Altaş’ın ifadesindeki dikkat çeken başlıklardan biri de Gülistan Doku’nun cesedinin bulunabileceği yere ilişkin iddiası oldu. Altaş, Sonel’den aldığını öne sürdüğü bilgiye dayanarak cesedin Pertek yolu çevresinde, o dönem yapımı devam eden bir yolun yakınlarına gömülmüş olabileceğini söyledi. Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını ve söz konusu yerin kendi tahmini olduğunu da belirtti.
Sorguda baz ve Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarının da Altaş’a sorulduğu aktarıldı. Dosyadaki tespitlere göre Altaş, Sonel ve Şükrü Eroğlu’nun 5 Ocak 2020 gecesi Gülistan Doku’nun son görüldüğü bölge çevresinde bulunduğuna ilişkin kayıtlar olduğu belirtildi.
FBI görevlileri, Altaş’ın anlatımları ile kayıtlar arasında gördükleri farklılıklar üzerine sorguyu derinleştirdi. Altaş, olayın ardından aynı araçla yeniden köprü bölgesine döndüklerini ileri sürdü. Bunun nedenini ise Sonel’in bölgede kamera olup olmadığını kontrol etmek istemesi şeklinde açıkladı.
Altaş, Sonel’in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini de iddia etti ancak kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiğine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti.
İfadesinde olaydan sonra tehdit edildiğini de ileri süren Altaş, Sonel’in kendisini ve ailesini öldürmekle tehdit ettiğini iddia etti. Susması karşılığında kendisine para teklif edildiğini de öne sürdü.
Sorguda Gülistan Doku’nun hamile olduğu ve kürtaj yaptırmasının istendiğine ilişkin daha önceki konuşmalar da gündeme geldi. Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söylerken, eski işvereniyle yaptığı görüşmede bu yönde ifadeler kullandığını kabul etti. Ancak bazı ayrıntıların tahmine dayalı olabileceğini ve net şekilde hatırlamadığını savundu.
Altaş ayrıca daha önce Mustafa Türkay Sonel’in kendisine WhatsApp üzerinden tek sefer görüntülenebilen bir video gönderdiğini ve görüntülerde parçalanmış bir ceset gördüğünü ileri sürdü. Ancak videodaki kişinin Gülistan Doku olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini söyledi.
FBI görevlilerinin, “Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?” şeklindeki sorularına Altaş’ın “Hepsine evet” yanıtını verdiği aktarıldı.
Altaş’ın Türkiye’den 25 Mayıs 2022’de İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, ardından ABD sınırına geçtiğini anlattığı da kayıtlara geçti. ABD’ye geçiş sürecine ilişkin de çeşitli bilgiler veren Altaş, sınırı yasa dışı şekilde geçmek için yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini iddia etti.
İki günlük sorgunun sonunda Altaş, soruşturmanın geçmişte adil yürütülmediğini öne sürerek dönemin Tunceli Valisi hakkında da ağır suçlamalarda bulundu.
FBI raporunda ise önemli bir ayrıntıya dikkat çekildi. Altaş’ın aktarılan sözlerinin kelimesi kelimesine hazırlanmış bir ifade çözümü olmadığı, görüşmenin içeriğinin FBI görevlileri tarafından özetlenerek raporlaştırıldığı belirtildi.
Umut Altaş’ın anlatımları soruşturma kapsamında ileri sürülen iddialar niteliğinde olup, adı geçen kişiler hakkındaki suçlamaların doğruluğu yargı kararıyla kesinleşmiş değil. Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin adli süreç devam ediyor.
Gülistan Doku, Umut Altaş, FBI, Soruşturma
Büyük Sivas Haber – Sivas Haberler




