Büyük Sivas Haber | Sivas Haberleri | Haberler | Güncel Yerel Haberler

“Aşık Veysel´in Renkleri”

“Aşık Veysel´in Renkleri”
Berat Demirci
Berat Demirci( beratdemirci@buyuksivas.com )
319
14 Nisan 2019 - 14:04

Berat Demirci’nin “Aşık Veysel´in Renkleri” isimli köşe yazısı;

“Aşık Veysel´in Renkleri”

Hakikat daima hareket halindedir, anlamamız zamanda sınırlıdır.

Hakikat, anlamlı eylem olarak mekânda çeşitlilik taşır; çeşitliliğin tamamına vakıf olamayız.

Hepimiz hakikati kudretimiz miktarınca anlamaktayız. Anladığımız, imkân alanımızdır; eylemlerimizle imkânımızı mümküne çeviririz.

Zamanla sınırlıyız ama “Zamanda iz bırakan sözler” söyleriz.

“Zamanda iz bırakan sözler” ya insanın ruhiyatına ait bir hissin yahut tabiat ve diğer insanlarla geliştirdiği muaşeretin ifadesidir. Muaşeret, beşerleştirmedir; beşerin olduğu her yerde muaşeret vardır.

Söz, his ve eylemdir. His, eylemi ilk biçimlendirendir. İnsan bir eylemi gerçekleştirirken ses tonuyla, vücut diliyle ruhiyatını başkalarına da hissettirir. Böylece “Zamanda iz bırakan sözler” sadece eylemin değil, hâllerin de taşıyıcısıdır. Maddi ve manevi unsurlarıyla hayatımıza eşlik eden ve biz insanlara bir iz üzerinde yürüme kolaylığı sağlayan her şey kültürün içindedir ve kültürü oluşturur. Biz, zamanda iz bırakan sözlerle kendimizi anlamlandırdığımız gibi, başkalarını da anlarız…

Söz Veysel´e nereden gelecek?

Şuradan: Veysel´i ben canlı olarak kırk beş sene önce bir Sivas Kongresi şenliğinde dinlediğimde yanında başka ve vasatın altında bir âşık daha vardı. Öteki âşık bedeniyle her yeri kaplar gibi sahneyi doldurmuştu, Veysel ise tevazusuyla… O an bir reyting-ölçer olsaydı Veysel´in iki deyişinin arasına hiçbir banka reklam vermek istemezdi. Ama Veysel derin bir izde yürümekteydi, derin bir iz bırakmıştı. Meselâ, “Uzun ince bir yoldayım” dizesi, bir hissin ve yürüyüşün ifadesi olarak nice yolcuya eşlik etmektedir ve edecektir.

O geceden bir de nükte kalmıştı. Veysel ile sohbet esnasında birisi, “´Âşık aldan yeşilden, türlü çeşit renkten bahsediyorsun ama gözlerin görmüyor. Bana alı tarif eder misin?” diye sorar. O da “Sen gördüğün kadarını tarif et, ben de görmediğim kadarını…” cevabını verir. Soruyu soran, modern dünyanın düzenlilik ve düzenleme tutkusuna bağlanmıştı. İnce şiirlerin dışa kapalı düzeni, onun anlayabileceği bir şey değildi. Gözün işlevi görmekti, gözsüz anlamak izah edilmesi gerekli idi. Veysel´in dış dünyaya kapalı gözlerinin görmediği kadarının, görenin gördüğü kadarından fazla olduğundan en ufak bir şüphem yok. Âşığımızın âmâ olmadığını sonradan gözlerini kaybettiğini biliyoruz ve sözümüzün başında hakikatin hareket halinde olduğunu belirtmiştik.

Anlam sınırsızdır, anlamamız sınırlıdır. Hakikati herkes mevcut anlam dünyasının gösterebildiği kadar değil, görebildiği kadar anlayabilir; bu sözün mefhum-u muhalifi herkesin nisbî olarak kör oluşudur. Nisbî olarak görenlerin yahut nisbî olarak görmeyenlerin oluşturduğu anlam dünyası, bizi baktığı yere baktıran kolektif bir gözdür adeta… Özgürlük de nisbîdir, kendimizi neye nispet etmiş isek özgürlüğümüzün/anlama ve eylememizin sınırlarını da o nispetle genişletebiliriz. “Yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem olsa, denizler de mürekkep, sonra üzerine yedi deniz daha eklense, Allah´ın sözleri yine de (yazmakla) tükenmez.” âyeti, ontolojik olandan epistemolojiye, anlamadan eylemeye tüm işaretleri sunar. Tabiatı rant, emeği ücret, sermayeyi faiz, girişimciyi kâr olarak sadeleştiren bir dünya sisteminden şikâyet edenlerin, derdi olanların ilacıdır. Herhangi bir yan etkisi olmadığı gibi, özgürleştirir.


23 Haziran 2019 Yerel Seçim Anketi – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı

23 Haziran 2019 Yerel Seçim Anketi - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı

  • Millet İttifakı - Ekrem İmamoğlu --> 339
  • Cumhur İttifakı - Binali Yıldırım --> 249
  • Diğer --> 4
  • Hiçbiri --> 5
Gönder
Sonuçlar

buyuksivas.com "Basın Meslek İlkelerine" Uyar. AA ve İHA Abonesidir. Telefon : 0346 221 00 60 WhatsApp : 0555 898 15 58