SON DAKİKA

Büyük Sivas Haber | Sivas Haberleri | Haberler | Güncel Yerel Haberler
Neslihan Dereli

“Artık İflas Erteleme Yok, Anlaşmalı İflas “Konkordato” Var”

“Artık İflas Erteleme Yok, Anlaşmalı İflas “Konkordato” Var”
Bu haber 09 Eylül 2018 - 14:49 'de eklendi

Neslihan Dereli’nin “”Artık İflas Erteleme Yok, Anlaşmalı İflas “Konkordato” Var”” isimli köşe yazısı;

“Artık İflas Erteleme Yok, Anlaşmalı İflas “Konkordato” Var”

KONKORDATO, bir borçlunun ticari durumunun sarsılmış olmasıyla alacaklıların, alacaklarını belli bir plana göre almaları konusunda kendi aralarında vardıkları ve mahkemece onaylanan anlaşmadır. 15 Mart 2018 Tarihli Resmi Gazete´de yayımlanan 7101 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile önemli değişiklikler yapılarak yeni bir düzenleme getirildi. Bununla, ortadan kaldırılan iflas ertelemenin aksayan yanları ve meydana gelen boşluğu doldurmak için yeni bir düzenleme getirildi.

Yeni düzenleme ile iflas erteleme tamamen ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda; borçluların en kolay yararlanabileceği yol olarak konkordato tekrardan gündeme gelerek borçlulara tekrardan ticari faaliyetlerini sürdürme olanağı sağlarken alacaklılara da alacaklarını tahsil edebilme olanağı sağlanmıştır.

İflasın ertelenmesi çerçevesinde cebri icra takiplerine karşı korumalı duruma geçen şirket, bu şekilde bir konkordato akdedebilecek veya borçlarının uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılması veya adli konkordatoyla gidilmesi için gerekli ön hazırlıkları yapabilecektir.

ASIL AMAÇ NEDİR?

İflas ertelemenin asıl amacı şirket aktifinin korunmasının sağlanmasıdır. Bu nedenledir ki, mahkemenin ”şirketin veya kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli her türlü tedbiri” (İİK m.179´a, f.1, c.1) alma yetkisi vardır. Bu doğrultuda iflas ertelemenin şirketin malvarlığının muhafazasını sağlamak adına;

-İyileştirme,

-Konkordato,

-Borçların uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılması,

-İşletme masraflarının kısıtlanması

-Sermayenin arttırılması

gibi başvurulabilecek yollar mevcuttur.

İFLAS ERTELEME VE KONKORDATO ARASINDA NE FARK VAR?

İflas erteleme ve konkordato, mali sıkıntılar içindeki bir sermaye şirketinin kurtarılmasını sağlamak için başvurulabilecek kurumlar olmakla birlikte, iflas erteleme sadece sermaye şirketi, TTK m.324 anlamında borca batıklık “(Türk Ticaret Kanunu´nun 376. maddesinin gerekçesine göre, ‘borca batıklık´, şirket aktifleri-yıllık bilançoda olduğu gibi- defter (iktisap) değerleriyle değil; gerçek (olası satış değerleri) değerleriyle değerlemeye tâbi tutulsalar bile alacaklıların alacaklarını alamamaları, yani şirketin borç ve taahhütlerini karşılayamamasıdır.)” bildiriminde bulunmuş ise uygulanabilir. Ancak konkordatoya başvurabilmek için böyle bir şart aranmamaktadır. Geçici mühletin verilmesi iflas ertelemenin son bulmasını gerektirir; iflas erteleme, geçici mühletin varlığı halinde, varlığını devam ettiremez.

İflas erteleme, mutlaka bir konkordatoyla (ya da uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırmayla) sonuçlanmayabilir. Şirketin durumunun iyileştirilmesi sadece iflas erteleme prosedürü çerçevesinde, konkordato olmadan (veya uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma olmadan) da gerçekleşebilir.

Şekil açısından değerlendirildiğinde; iflas erteleme, bir bilançonun ve bir iyileştirme projesinin varlığını gerektirir. Konkordatoda ise sadece usulüne uygun bir konkordato projesinin varlığını gerektirir.

Konkordato herkese açık bir imkandır: Sermaye şirketleri, gerçek kişi ticari işletmeleri, gerçek kişiler gibi. Oysa iflas erteleme sadece sermaye şirketlerinin ve kooperatiflerin başvurabileceği bir yoldur. Ancak Yargıtay ve bazı doktrinlere göre; Bankalar her ne kadar anonim şirket olsalar da iflas erteleme yoluna gidemezler.

Hem konkordato hem iflas erteleme, bir borçlunun mali durumunun düzeltilmesine imkân verebilir. Ancak; iflas erteleme, sadece pasifi aktiflerinden fazla olan, borca batık olan borçlunun başvurabileceği bir yol iken, konkordato borç ödemeden aciz halinde olan bir borçlunun da başvurabileceği yollardır.

YENİ DÜZENLEME NE GETİRİYOR?

Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için Kanun´da yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir. Görüldüğü üzere iflasa tabi olsun olmasın her borçlu konkordato talep edebilir, iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı da borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.

Konkordato süreci, iflasın ertelenmesinden farklı olarak, azami 23 ayda tamamlanması öngörülen bir sürece kural olarak işaret ediyor. İlgili düzenlemede, “konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri” de düzenlenmiş. Buna göre, konkordato komiserinin niteliklerinin Adalet Bakanlığı´nca yürürlüğe konulan bir yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmış ve bu maddede alacaklılar kurulu da düzenlenmiştir. Konkordato komiseri olarak mahkemelerce atanabilmek açısından (YMM/SMMM) meslek mensuplarını da yakından ilgilendiren mevzudur.

HACİZ YOK, MÜZAKERE VE ANLAŞMA VAR

Şirketler, iflas erteleme yerine konkordato ile kurtarma dönemine girmiş oluyor ve bu süreçte borçlu aleyhine icra takibi ve haciz olmuyor. Böylece şirketin tasfiyesi yerine ticari yaşama devamı esas alınıyor.

Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin süre verilir. Güçlük arz eden özel durumlarda bu süre mahkemece altı ay uzatılabilir. Mahkemece yedi alacaklıyı geçmemek kaydıyla ayrıca bir “Alacaklılar Kurulu” oluşturulur. Ancak, iflastaki sıkı takas yasakları konkordato sürecinde de geçerlidir.

Kanun değişikliği ayrıca, “Rehinli Alacaklılarla Müzakere ve Borçların Yapılandırılması” başlığıyla aşağıdaki hükmü de eklemiştir. Buna göre, “Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri özetle aşağıdaki gibi düzenlenmiştir: Adi konkordatoda borçlu, ön projede belirtmek suretiyle, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş borçlarının yapılandırılmasını bu madde uyarınca talep edebilir. Komiser, kesin mühlet içinde uygun göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları borçlunun anapara indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme tekliflerini müzakere etmek üzere tebligat çıkartarak davet edebilir. Borçlunun tekliflerinin alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul edilmesi hâlinde, borçlu ile anlaşamayan rehinli alacaklı, konkordato talep tarihinden itibaren, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanmak suretiyle, diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi olur. Rehinli alacaklılarla bir anlaşmaya varılamamışsa, bu husus da komiserin gerekçeli raporuna işlenir.

2004 yılından beri uygulamada olan “iflas erteleme” mekanizması, Temmuz 2016´da çıkan bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yasaklandı. Bu konudaki boşluğu doldurmak ve talepleri karşılamak için 2018 yılı başlarında getirilen bu düzenleme ile böylece birçok şirket iflas etmeden yeni bir çıkış yolu bulmuş oldu.

Neslihan Dereli / İrade

FACEBOOK HESABINLA YORUM YAP! ("Facebook'ta da paylaş" ı İşaretlemeyi Unutma! Yazılan yorumlardan yazarları sorumludur!)
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER