Büyük Sivas Haber | Sivas Haberleri | Haberler | Güncel Yerel Haberler


“Cemadattan Cemaat Olmaz”


“Cemadattan Cemaat Olmaz”
Berat Demirci
Berat Demirci( beratdemirci@buyuksivas.com )
1208
06 Ekim 2019 - 14:12

Berat Demirci’nin “Cemadattan Cemaat Olmaz” isimli köşe yazısı;

“Cemadattan Cemaat Olmaz”

Cemadat, nebatat, hayvanat, insanat… Sıralamadaki ilk üç varlık âlemi, “toprak, su, hava, ateş” kadar klasik felsefede ve tababette geçmez ama birbirlerine de göbekten bağlıdır. Bazı düşünürlere göre; cemadattan nebatata, nebatattan hayvanata, hayvanattan insanata doğru bir yükselişe vardır. Bu tür hikmetli arayış ve ifadeler, modernizmin derin takviye kuvveti olan evrim ideolojisi gibi bir muhteva taşımazlar. Ve dördüncü yani en yukarı ile en aşağı arasında seyredebilen imkânlar sahibi: İnsanat… “İnsanat” kelime olarak “galat” bir söyleyiş ama bu yazılığına idare ediverin.

Taşlar, bitkiler, hayvanlar, insanlar sıralamasında çoğul eki, bu varlıkların da kendi içlerinde çeşitlilik taşıdığını bildirir; çokluk içinde birlik vardır. Tekil olarak kullandığımızda taş, bitki, hayvan, insan deriz; çokluğu da ifade etmiş oluruz. Taş, ot, hayvan; hepsi de kendi lisanları içerisinde muhterem varlıklardır. Onların da bir lisanı, insanın okuması gereken lisanı-ı hali vardır. İnsan onların lisan-ı halini anlamak ve kullanırken yerli yerince kullanmakla mükelleftir. Hepsine isim ve anlam verme kudretine sahip varlık insandır. İnsanın “isimlendirme” kuvvesi, ona sorumluluk yükler; çünkü kendi dışındaki üç varlık âlemini yüklediği anlam çerçevesinde tasarruf imkânına sahiptir.

Tabiatı “rant” olarak sadeleştiren modern dünya görüşü, bugünün “su-i istimal” ahlakını ve o ahlak ile tabiat ve insana muamele yolunu meşrulaştırmıştır. Meşrulaştırma (yasallaştırma) kavramı, o ahlakın kadim olmasına rağmen, insanlık tarihinde her zamanın hâkim yasa olmadığına vurgu için seçilmiştir. Hâkim yasa olması ahlaki boyutudur; bu ahlak, hâkimiyet sahiplerinin yasası haline gelince kapitalist-devlet izdivacı gerçekleşmiş; cari sistem bütün baskı gücüyle “cemadatın, nebatatın, hayvanatın ve tabii “ötekileştirdiği insanat”ın üzerine çöreklenmiştir. İnsanat´ın bu ahlak ve sistemde, diğer varlıklardan rol farkı dışında başka bir değeri yoktur. “Kapitalist” gibi büzüşmüş ve buruşmuş kavramlar, bizleri nesnesinden kopmuş bilgilerin enkazı altında bırakmaktadır. Gerekmedikçe ve sınırları net olarak belirtilmedikçe kullanılmaları aldatıcı olabilir. Materyalizmin farklı toplumlardaki, farklı mezhep ve  meşreplerdeki tekamülünü kapitalizm adı altında toplamak; kolaycılığa ve slogancılığa yol açmaktadır.

Klasik sosyologların çok kullandığı ve Durkheim´in ki daha yaygınlık kazandığı bir ayırım vardır: Cemaat ve cemiyet. Cemaatler birbirine benzeyen insanlardan, cemiyetler birbirine benzemeyen insanlardan oluşur. Bu ayırım genellikle modern toplum modelini yüceltmek için kullanılır. Ne cemaat ne de cemiyet birbirine benzeyen insanlardan oluşur; çünkü insanlardan oluşur. Bu “ideal tip” yahut “kategoriler” kurulduktan sonra yaygınlaşıyor ve sonra da ideoloji haline dönüşüyor. Aslında geçmişteki az nüfuslu cemaatler, insana daha fazla kıymet verdiği için “şahsiyet sahibi” insanların yetişmesini mümkün kılar. Cemiyet ise, bireylerin başını önüne eğip rolünü yerine getirmesini amir, bugünün büyük oranda gerçekleşen toplumlarını ifade eder. Özellikle kendi içinde tezatlarla dolu Durkheim´in yaptığı ayırım, insanı bir nevi cemadata indirgemektir. Cemaat aynı büyüklükteki; cemiyet, irili ufaklı taşlardan örülmüş bir duvar gibidir. Durkheim´in cemiyet anlayışı, devletle toplumu neredeyse özdeşleştirir ve kamuya, devlet iktidarının toplumun ruhu olduğuna dair bir “ortak bilinç” alanı tayin eder. Çeşitliliği toplu halde tutmak için, devletle toplumu aynı hatta bütünleştirmek, teorik olarak moderniteye “muhafazakâr karakterli” bir toplum mühendisliği imkânı açar.

Durkheim; tarihi, düzene bağlama düşüncesinin bir başka çeşidini öne sürmüştür. Onun cemaat, cemiyet ayırımı, insanı değiştirme gücünü elinden alma konusunda emsallerinden aşağı değildir. Cemaat özelliklerini sayarken de cemiyet özelliklerini sayarken de -işlem sırasını basit mantık kurallarıyla değiştirerek- insanı tüm toplum tipleri içerisinde zorunluluğa mahkûm bir şey olarak ele almaktadır. Modern toplum, kendini yüceltmeye yönelik ayinlerle, törenlerle yontularak muhafaza edilmeye çalışılan bir toplumdur; “heykel toplum” denilebilir. Bugünün yaygın cemaat ve cemiyet anlayış ve örnekleri; dolaylı olmadığını sandığım bir biçimde Durkheim ideolojisiyle örtüşmektedir. “Materyalizmin ruhu-kapitalizmin ahlakı- heykel toplum” üçlüsü; aynı tarihe sahip, aynı nesnelere bakan, aynı nesneleri farklı boyutlarıyla yontan insanların/bilim adamlarının inşasıdır. Cemadattan insanata doğru bir derecelendirme kemal bildirir; insanattan cemadata doğru geçiş ise terakki değil, ters takladır.

Birbirini taş molekülleri gibi sıkı sıkıya saran bireylerden oluşan bir yapı, bizim kültürümüzde köklü yeri olan  “cemaat” olgusuna asla denk düşmez! Çünkü cemadattan cemaat olmaz; olsa olsa sağlam bir duvar olur. Birbirlerine meslek, mezhep, meşrep itibariyle benzemeyen bireyciklerden de kaya gibi sağlam bir toplum (millet) oluşmaz. Bugünün yaygın cemaat ve cemiyet örgütlenmeleri; baştan ayağa insanları denetlemenin teknik yoludur. Her sosyolog gibi Durkheim de genelleme yapmıştır yahut “ideal tipler” oluşturmuştur denilebilir. Ama bu tipler her nedense, piyasa toplumunu bir insan üstü proje gibi sunma konusunda sağlam ideolojik bir hat oluşturmuştur. Çizilen cemaat tipi, terör örgütlerine benzer bir mekanik aygıt; toplum da “piyasa toplumu”nda, bireylerin iktisadî rollerini yerine getirmekle muvazzaf olduğu devasa bir organizasyondur.

Gösterilen ve yalnızca iktisadî iş bölümüne dayalı bir toplum tipinden başka türlü de cemaat ve cemiyet olunur, olabilir. Mevzumuz da zaten “olmak” ile alakalıdır. Olmak, genellemelere tabi olmaksa, bilime, düşünmeye ne hacet… “Her ne varsa kaderdendir!” deriz ve cemadat gibi çakıldığımız yerde durur, nebatat gibi rüzgârın esimine yatar, hayvanat gibi biyolojik varlığımızı sürdürürüz.


Sivas Belediyesi Çalışmalarından Memnun musunuz?

Sivas Belediyesi Çalışmalarından Memnun musunuz?

  • Evet --> 111
  • Hayır --> 403
  • Karasızım --> 34
  • Fikrim Yok --> 23
Gönder
Sonuçlar

buyuksivas.com "Basın Meslek İlkelerine" Uyar. AA ve İHA Abonesidir. Telefon : 0346 221 00 60 WhatsApp : 0555 898 15 58 - buyuksivashaber@gmail.com