
Gizli İltihaplanma Kalp Krizi Ve Felç Riskini Yüzde 43 Artırabilir.. Yeni bir araştırma, vücutta uzun süre devam eden düşük dereceli iltihaplanmanın kalbin yapısında değişikliklerle ve kalp krizi ile felç riskindeki artışla ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Araştırmada, en yüksek kronik iltihaplanma seviyesine sahip kişilerde büyük kardiyovasküler olay görülme olasılığının, en düşük seviyedeki gruba kıyasla yüzde 43 daha yüksek olduğu bildirildi.
Gizli İltihaplanma Kalp Krizi Ve Felç Riskini Yüzde 43 Artırabilir!
Avrupa Önleyici Kardiyoloji Dergisi’nde yayımlanan araştırmada, Imperial College London’dan bilim insanları kronik düşük dereceli iltihaplanma ile kalp sağlığı arasındaki ilişkiyi inceledi. Çalışmada 488 bin 79 kişinin kalp taramaları, iltihaplanmayla ilişkili kan değerleri, genetik bilgileri, vücut yağ oranları ve çevresel faktörlere ilişkin verileri değerlendirildi.
Araştırmacılar; sigara kullanımı, fiziksel aktivite, uyku alışkanlıkları, beslenme, yalnızlık, kaygı, ekonomik koşullar, hava kirliliği ve çeşitli sosyal faktörlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda değişkeni analiz etti.
Elde edilen bulgulara göre yüksek kronik iltihaplanma seviyeleri, kalp odacıklarının daha küçük olması, kalp duvarlarının kalınlaşması ve her kalp atışında pompalanan kan miktarının azalmasıyla ilişkilendirildi. Araştırmacılar, söz konusu değişikliklerin ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek kalp sorunları açısından önem taşıyabileceğini belirtti.
Çalışmada iltihaplanma seviyesi en yüksek yüzde 20’lik gruptaki kişilerin, en düşük yüzde 20’lik gruba göre takip süresince kalp krizi veya felç gibi ciddi bir kardiyovasküler olay yaşama olasılığının yüzde 43 daha yüksek olduğu tespit edildi. Bununla birlikte araştırmanın gözlemsel niteliği nedeniyle sonuçların doğrudan neden-sonuç ilişkisini kanıtlamadığına dikkat çekildi.
Araştırmada kronik iltihaplanmanın psikolojik sıkıntı ve sosyoekonomik dezavantajlarla da bağlantılı olduğu görüldü. Bilim insanları sigara kullanımı, hareketsiz yaşam ve obezite gibi bilinen risk faktörlerinin azaltılmasının kalp ve damar sağlığının korunmasında önem taşıdığını vurguladı.
Araştırmacılar, gelecekte kan testleri ve genetik risk değerlendirmelerinin birlikte kullanılmasıyla kalp-damar hastalıkları açısından yüksek risk taşıyan kişilerin daha erken belirlenebilmesine yönelik çalışmalar yapılabileceğini ifade etti.
kalp sağlığı, kalp krizi, felç, iltihaplanma
Büyük Sivas Haber – Sivas Haberler





